Beyan tarihinde on yedi yaşı içinde olan mağdure Sevde'nin görevsiz mahkemede sanık hakkında şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi ve şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması nedeniyle mağdure vekilinin temyizinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-b ve 109/2, 109/3-f, 109/5, 53/1. maddeleri uyarınca, açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 103/1-b maddesi delaletiyle 103/1, 62/1,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin sanığa iftira ettiğine, mağdurenin ifadelerinin kendi içinde ve diğerleri ile çelişkili olduğuna, araca biniş şeklini dahi her aşamada farklı anlattığına, sanık ile mağdure arasında önceye dayanan bir arkadaşlık olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verecek delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği;
Kararı mağdure lehine temyiz ettiklerine ilişkindir.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 19.07.1996 doğumlu olup görevsiz mahkemede kovuşturma evresinde 03.12.2014 tarihinde alınan beyan tarihinde on yedi yaş içerisinde bulunan mağdurenin, mevcut şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi ve şikayetten vezgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi görevli mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mağdureye ait ruh sağlığı raporunun usulüne uygun olduğu ve mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmış ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.