Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız ve hukuka aykırı tutukluluk nedeniyle 94.500,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacının temyiz sebepleri; davanın kabulü gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1937 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme suçundan 18.07.2016 tarihinde tutuklandığı, yürütülen soruşturma sırasında bu suçtan 01.06.2017 tarihinde hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek aynı tarihte resen tahliyesine karar verildiği, ancak davacının silahlı örgüt suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin sırada infaz beklemesi nedeniyle tahliye edilmediği ve silahlı örgüt suçundan iddianame düzenlenerek yargılamaya başlandığı, her ne kadar Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, suç vasfının silahlı örgüt suçu olarak değişmesi nedeniyle bu suçtan yapılan yargılamanın derdest olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme suçundan 18.07.2016 tarihinde tutuklandığı, her ne kadar Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; eylemin silahlı örgüt suçuna dönüştüğü kabul edilerek bu suçtan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve UYAP'tan yapılan kontrolde davacının bu suçtan yapılan yargılama neticesinde 6 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edildiği, kararın 30.11.2022 tarihinde kesinleştiği ve mahkumiyeti aşan tutukluluk süresi de bulunmadığı anlaşılmakla, davacı bakımından tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı ve tazminat isteme koşullarının oluşmadığının belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.05.2024 tarihinde karar verildi.