Davalı ... İdaresi vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine
Taraflar arasındaki 4999 sayılı Orman Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına karşı açılan itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Muğla ili Bodrum ilçesi Mazı Mahallesinde 1965 yılında seri bazda yapılan ve 01.12.1966 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu; orman tahdidinin kesinleşmesinden yaklaşık 6 yıl sonra 15.05.1972 tarihinde büroda SMG4 aleti ile hava fotoğraflarının değerlendirilmesi ile yapılan orman tahdit haritaları düzenleme çalışmaları; 1985-1987 yıllarında yapılan ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulamaları; 09.12.2011 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılan fenni hataların düzeltimi çalışmaları ile 2019 yılında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosu çalışmaları bulunmaktadır. 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin çalışma sonuçları 09.12.2011 tarihinde askı ilanına çıkartılmak suretiyle ilan edildiği, askı ilan süresi sonunda itiraz edilmemesi nedeniyle dava konusu taşınmaz yönünden 09.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Muğla ili Bodrum ilçesi Mazıköy Mahallesinde 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9 uncu madde hükmü kapsamında 2008-2009 yıllarında yapılan ve 09.12.2011 tarihinde ilan edilerek kesinleşen "yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarının", 1966 yılında kesinleşmiş orman tahdidine göre, tamamı orman sayılmayan davacıya babası ... Kemer'den intikal eden ve içinde ev bulunan dava konusu taşınmazın yaklaşık 3.000 m² lik kısmının, vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılarak orman sınırları içine alınmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir.
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1965 yılında ilan edilerek kesinleşmiş orman kadastrosu çalışmalarının bulunduğunu; yine bölgede 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (2896 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde çalışması ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun)
sayılı ile değişik 2/B madde çalışmalarının yapıldığını ve bu çalışmaların da ilan edilerek 1987 tarihinde kesinleştiğini; son olarak bölgede 4999 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan düzeltme çalışmaları bulunduğunu, dava konu edilen uygulamada hata bulunmadığını, dava konusu Mazı Köyünde üç ayrı tapulama çalışması bulunduğunu belirterek, davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle süre yönünden, davada mahkemenin görevsiz olması nedeniyle görev yönünden reddine; aksi kanaat hasıl olması ve davanın esasına girilmesi halinde ise, esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2018 tarihli ve 2018/113 Esas, 2018/104 Karar sayılı ilamı ile; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçüm ve fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının iptaline yönelik davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna dair karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2018 tarihli ve 2018/113 Esas, 2018/104 Karar sayılı ilamına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/426 Esas, 2018/604 Karar sayılı ilamı İle; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9/son maddesi uyarınca yapılacak çalışmalara karşı 30 günlük askı ilan süresinden sonra açılacak davalarda, aynı maddede açık bir düzenleme olmadığından; davada mülkiyete yönelik talep olup olmadığının netleştirilerek tartışılması yönünden de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun mahkemelerin görevini belirleyen 1 ila 4 üncü maddelerindeki genel hükümler gözetildiğinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.3 maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2018 tarihli ve 2018/113 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sonrasında düzenlenen ve hükme esas almaya yeterli bulunan 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, Mazı-Armutçuk Mahallesinde, ilk orman tahdidinin 1965 yılında fotogrametrik usulle yapıldığı; 01.12.1965 tarihinde ilan edilerek; 01.12.1966 tarihinde kesinleştiği; bu şekilde 1965 yılı kesinleşmiş orman tahdidine göre, ... Kemer tarlasının orman sayılmayan yer olduğu; orman tahdit komisyonu kararıyla, orman sayılmayan ... Kemer tarlası (zeytinliği) kapsamının, zeminde kadim taş duvarlarla çevrili ve orman tahdidi esnasında kullanılan 1954 yılı çekimi hava fotoğraflarında görülen sabit sınırlar olduğu; orman tahdidinin kesinleşmesinde 5 yıl sonra, 15.05.1972 tarihinde büroda, OTS. Harlarının işlenilmiş olduğu hava fotoğraflarının 1/10.000 ölçekli paftalara aktarılması suretiyle, elde edilen orman tahdit haritasında tersimat hatasıyla orman sınırları içerisinde gösterildiği; 1985 ve 1987 yıllarında da, aplikasyon yapılmadan ve aplikasyon tutanağı düzenlenmeden, tersimat hatalı 1972 yılı orman tahdit haritası esas alınarak düzenlenen aplikasyon haritasında, dava konusu taşınmazın aplikasyon hatası sonucu orman sınırları içerisinde gösterildiği; 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanunla değişik 9 uncu maddesine göre, Mazı Mahallesinde 2008 yılında yapılan ve 09.12.2011 tarihinde ilan edilen fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları esnasında düzenlenen fenni hataları düzeltme haritasının 1987 yılı aplikasyon haritası esas alınarak düzenlendiği, dava konusu taşınmazın vasıf ve mülkiyet değişikliğiyle orman sınırları içerisinde gösterildiği; gerek 1972 yılı orman tahdit haritasındaki tersimat hatasıyla, gerek 1987 yılı aplikasyon haritasındaki, aplikasyon hatasıyla, gerekse 2011 yılı fenni hataları düzeltme haritasındaki vasıf ve mülkiyet değişikliğiyle dava konusu taşınmazın orman sınırı içerisinde gösterilmiş olmasının taşınmazın 1966 yılı orman tahdidine göre orman sayılmayan yer olma niteliğini değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; Bodrum ilçesi Mazı Mahallesinde 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9 uncu maddesi gereğince, 2008 yılında yapılan ve 09.12.2011 tarihinde ilan edilen fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarının, 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1717,34 m² lik kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu tahdit sınırları içinde kaldığını, orman vasıf ve karakteri taşıdığını, bilirkişi raporunun tamamının eksik ve hatalı olmasına rağmen, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dosyada harita ile tutanakların yeterince incelenmediğini, dava konusu çalışma ile taşınmazda vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılmadığını, kesinleşmiş son çalışmanın 30.10.1987 tarihinde ilan edilen 3302 sayılı Kanun uygulaması olduğunu, bu çalışmaya göre, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerde kaldığını, bilirkişinin raporuna dayanak yaptığı 1954 tarihli hava fotoğrafının ölçeğinin olmadığını, tekniğe uygun olmayan bir yöntemle, dava konusu taşınmazın, orman alanı dışında kaldığı iddiasını kabul etmediklerini, 4999 sayılı Kanun uygulamasına ve orman tahdit sınırlarına itiraz için öngörülen sürelerin geçtiğini, bilirkişiler tarafından yeterli inceleme yapılmadığını, hatalı bir rapor oluşturulduğunu, tersimat hatalı haritanın esas alındığı iddiasını kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılması ile süre ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geri çevirme kararı üzerine aldırılan ek bilirkişi raporu kapsamına göre; dava konusu taşınmazın, yörede 1965 yılında hava fotoğrafları kullanılarak fotogrametrik usulle yapılan ve ilan sonunda 01.12.1966 tarihinde kesinleşen Gelinöldü Serisi Orman Kadastrosu kapsamında düzenlenen tahdit tutanağı ile 322 ve 323 nolu OTS'ler arasında kalan ... Kemer tarlası olarak orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı; sonradan 15.05.1972 tarihinde büroda tanzim edilen orman tahdit haritasında tersimat hatası yapılarak orman tahdit sınırları içinde gösterildiği, yörede 1985-1987 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamaları ile dava konusu fenni hataların düzeltimi çalışmaları sırasında, 1966 yılında yapılan ve kesinleşen ilk orman kadastrosuna aykırı olarak taşınmazda mülkiyet ve vasıf değişikliği yapılarak dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içine alındığının anlaşıldığı, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9 uncu maddesi kapsamında yapılan fenni hataların düzeltimi çalışmalarında mülkiyet ve vasıf değişikliği yapılarak, kesinleşen orman kadastrosu ile aykırılık oluşturacak şekilde yeni bir orman tahdit hattı oluşturulamayacağı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı ... İdaresi vekilinin yerinde olmayan tüm istinaf itirazlarının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunn (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece açıkça kanun ve hukuka aykırı bir gerekçe gösterilerek eksik hüküm kurulduğunu ileri sürerek istinaf kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına karşı itiraz istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3116 sayılı Orman Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.