Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin, hükmedilen ceza miktarlarına ve süresinden sonra talep edilmiş olmasına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/251 Esas, 2015/357 Karar sayılı kararıyla birbirleri ile sevgili olan sanıkların, katılanı sanık ...'ın işyerine zorla getirdikten sonra kepenkleri kapattıkları, her iki sanığın katılanı darp etme, saçını çekme ve yüzünü tırmalamak suretiyle katılanın elbisesini yırtıp zorla oral ve anal yoldan cinsel ilişkiye girmeye çalıştıkları şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-d, 35/2,62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b, 109/5,62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.07.2020 tarihli ve 14-2016/150712 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemenin kararının gerekçeden yoksun olduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, yol üzerinden bulunan kamera kayıtlarının istenilmediği, eylemin basit cinsel saldırı suçunu oluşturabileceği, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin tartışılmadığı, kararların bozulması ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu ile Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1.Katılanın aşamalardaki beyanları, savunmalar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanıkların, olay tarihinde sanık ...'ın işyerinde bulunan katılana yönelik başladıkları nitelikli cinsel saldırı eyleminin icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde katılanın aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın eylemlerine son verdiklerinin anlaşılması karşısında, mevcut eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 102/1, 102/3-d maddelerinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturacağı nazara alınarak mahkumiyetleri yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/775 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile uyarlama yargılaması yapıldığı anlaşılmakla, mahallinde bu durum araştırıldıktan sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ile Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.