Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin temyiz isteği; suça konu yerin sanığın babasından kalan yer olduğuna, sanığın babası hakkında verilen cezanın kesinleştiğine, sanığın beraati gerektiğine, mahkûmiyete yeterli somut delil olmadığına ve res'en tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman alanına inşaat temeli atıldığının görülmesi üzerine suç tutanağı düzenlenmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu yerin orman olduğunu bilmediğini, evi kendisinin yaptırdığını beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerde kesinlemiş orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmadığı, memleket haritasında ... alan, amenajman planında orman alanı olduğu, fen bilirkişisi raporunda orman vasfıyla tescilli parsel kaldığının belirtildiği ve kesinlemiş mahkeme kararına göre 6831 sayılı Kanun'un birinci maddesine göre suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) orman vasfıyla tescilli parsel sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.
A.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan 04.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
B. Müsadere Kararı Yönünden
Orman bilirkişisi raporunda suça konu yerde orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmadığının tespiti, fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca orman niteliği ile tescilli parsel sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, suç tarihi itibarıyla dava konusu yerin kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalıp kalmadığı, suça konu yerin orman vasfıyla tesciline ilişkin kesinleşmiş karar bulunup bulunmadığı araştırılıp, ... ada 2 parsele ilişkin tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilip incelenerek sonucuna göre müsadere hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Müsadere Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.