Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 231/6-c maddesinde öngörülen zararın maddi zarar niteliğinde olup manevi zararı kapsamadığı, bu itibarla maddi zarar doğurmayan ya da doğurma ihtimali bulunmayan suçlarda bu koşulun aranmasına gerek bulunmadığı, buna göre; maddi bir zarar oluşturan suç niteliğinde olmayan konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu nedeniyle yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına dair karar verilirken “...daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı HAGB ilamının oluşu ve bu ilamın deneme süresini kötüye kullanıp yeniden suç işlemesi nedeniyle erteleme kurumu yetersiz kalacağından...” şeklinde gerekçe gösterildiği ve dolayısıyla mahkemece CMK'nın 231/6-b maddesinde yer alan ölçütün de değerlendirilmiş olduğunun kabulü gerekmekle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilecek sonuç ceza belirlenirken TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılması nedeniyle sonuç olarak 2 yıl hapis cezası yerine 1 yıl 12 ay hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık; suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçu bakımından; suça sürüklenen çocuk ...'ın yakalandıktan sonra, çaldıkları eşyalardan bir kısmını emaneten bıraktığı yeri söyleyerek bu eşyaların müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, müştekiden soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuk ...'nın suç tarihinde sabıkasız olduğu, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunda suçun niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate ulaşılarak tayin edilen hapis cezasının ertelendiği; erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, zararın giderilmediği gerekçe gösterilerek suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.