Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

A-Mühür bozma suçu bakımından yapılan incelemede;
6352 sayılı Kanunun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosyanın iadesinin sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 25/12/2012 tarihli ikinci kararın yok hükmünde olup katılan vekilinin mühür bozma suçundan 26/10/2010 tarih, 2010/369 esas ve 2010/571 karar sayılı hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

B-Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
1-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedeli olan 567,60 TL'yi ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-27.01.2010 tarihli tutanağa göre sayacın ölçü devresi bağlantılarının hatalı bağlandığının ve çekilen gücün %38'ini kaydettiğinin tespit edilmesi ve sanığın da sayacın kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında; sanığın atılı suçu işlediği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.