Davacı, 30.3.1986- 6.1.2010 tarihleri arasında zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında Tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava; davacının 30/03/1986 - 06/01/2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında kalan kısa süreli sigortalı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının Kurumun kabul ettiği süreler ve 506 sayılı Yasa kapsamında kalan kısa süreli sigortalı çalışmaları dışında 01/11/1986–17/05/1989 tarihleri arasında 2yıl 6 ay 16 gün, 08/09/1989–06/01/2010 tarihleri arasında 20 yıl 3ay 28 gün olmak üzere toplam 23 yıl 9 ay 14 gün tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Davacının 1.5.1985 tarihinde Kurum tarafından re'sen sigortalı tescilinin yapıldığı,1971 yılında tescil edilen zirai taşınmazlarının bulunduğu, 5.4.1993 tarihinden itibaren ... Ziraat Odası'na kayıtlı olduğu, 1.4.1986-30.10.1986 tarihleri arasında 210 gün, 19.5.1989-7.9.1989 tarihleri arasında 110 gün ve 14.9.1989-25.10.1989 tarihleri arasında 47 günlük 506 sayılı Yasa kapsamında kısa süreli sigortalı çalışmalarının

-/-

-2-

bulunduğu,davalı kurumca 506 sayılı yasaya tabi sigortalılığı dikkate alınarak 30/03/1986 tarihi itibariyle terkin edildiği, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında kalan sigortalı çalışmalarının kısa süreli olması nedeniyle bu süreler dışında tarımsal faaliyetinin kesintisiz devam ettiğinin kabulü gerektiği, anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın devam etmesi için doğrudan prim yatırılmasına veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulmasına gerek bulunmadığı, mahkemece davanın kabulü ile davacının 30/03/1986 - 06/01/2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında kalan kısa süreli sigortalı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek suretiyle davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmiş olması, HUMK'un 74.maddesinde yer alan taleple bağlılık kuralına aykırı bir biçimde isteme konu olmayan 1.5.1985-31.3.1986 tarihleri arasındaki 11 aylık süreyi toplam sigortalılık süresine dahil ederek sonuç olarak sigortalılık süresini 23 yıl 9 ay 14 gün olarak tespit etmesi ve 14/09/1989—25/10/1989 tarihleri arası 506 sayılı Yasaya tabi 47 günlük çalışmasını dışlamaması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de,01/11/1986—17/05/1989 tarihleri arası 2yıl 6 ay16 gün, 08/09/1989---06/01/2010 tarihleri arasıda 20 yıl 3ay 28 gün olmak üzere toplam 22 yıl 10 ay 14 gün sigortalılık süresi bulunduğu halde toplam da hata yapılarak 23 yıl 9 ay 14 gün gösterilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının iptaline
"1-Davanın KABULÜ ile,
Davacının 30/03/1986-06/01/2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi kısa süreli çalışmaları dışında tarım ... sigortalılığının tespitine,

2-Davalı kurum harçtan bağışık olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 17,15 TL başvuru ile 17,15 TL maktu karar ve ilam harcından oluşan toplam 34,50 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 349,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine " rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA 26.9.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.