Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in yokluğunda verilen kararın sanığın ikamet adresinde tebliği esnasında sanığın ceza evinde olduğu ve kararın sanığın annesi tarafından 09.12.2016 tarihli dilekçe ile herhangi bir vesayet kararı sunulmaksızın temyiz edildiği görülmüş ise de; sanığın ayrıca 12.12.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Eyleme ilişkin tüm delillerin detaylıca değerlendirilmesinin temini için dosya içerisinde bulunan olay yeri görüntülerinin çözümü yapılarak suç saatinin ve sanıkların hukukî durumlarının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık ...'in aşamalarda motosikleti sanık ...'den satın aldığına dair savunmaları ile sanık ...'nın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'in eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanık ...'in eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.