Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunulması karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı ancak katılan Hazine vekilinin 26.04.2021 tarihli dilekçesinin katılma talebine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme ve hakaret suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a, 4,152/1-a ve 265/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 03.11.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Her ne kadar sanık ...'nun ekip aracında giderken polis memuru...'e rüşvet teklifinde bulunduğu iddia ve kabul edilmiş ise de; araçta yalnızca sanıklar ... ve ... ile...'in olduğu, sanık ...'nın aşamalarda suçlamaları kabul etmeyerek esasen polis memuru...'in kendisinden rüşvet istediğini savunduğu, sanık ...'nın ...'nın ifadesini doğrulayarak rüşvet teklifini duymadığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen jandarma görevlilerinin araçta gerçekleştiği iddia edilen eyleme ilişkin bilgi ve görevlerinin olmadığı bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceği, suça konu paraya el konulmadığı gibi dosya içerisinde üst arama tutanağı bulunmadığından sanık ...'nın üzerinde ne kadar parasının olduğu hususunun da şüpheli kaldığı, mahkumiyet hükmü kurulurken olay tutanağına dayanılmışsa da, polis memurları ... ve ...'nın imzalarının bulunduğu 10.08.2013 tarihli tutanakta rüşvet teklifine dair olay anlatımının yer almadığı anlaşıldığından, dosyada sanığın yüklenen suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı başkaca delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.