Suç tarihinde 19.11.2007 ve 03.10.2003 doğumlu olup on beş yaşından küçük olan mağdurların velayet hakkına sahip velileri Derya ve Senem duruşma ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurlara yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmedilen ceza miktarına göre duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında üç mağdura yönelik ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetin yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/36 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her üç mağdura yönelik 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret-bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; soyut beyan harici delil olmadığına, mağdurların beyanlarında ciddi çelişkiler olduğuna, mağdur ...'ın kollukta kömürlüğe gitmediğini söylemesine rağmen duruşma aşamasında ise iki mağdur ile birlikte gittiğini beyan ettiğine, mağdur ...'nin idari tahkikat dosyasında sanığı tanımadığı ve kendisine bir şey yapmadığını beyan ettiğine, mağdurların ailelerinin çocuklarının kendilerine iddiaya konu eylemleri anlatılmadıklarına, sanığın atılı suçları işlediğine dair delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
A. Mağdurlar Vekillerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Suç tarihinde 19.11.2007 ve 03.10.2003 doğumlu olup on beş yaşından küçük olan mağdurların velayet hakkına sahip velileri Derya ve Senem'in duruşma ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurlara yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1.Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdureye değişik zamanlarda birden fazla işlediğinin anlaşılması karşısında, belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi ile artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurların aşamalarda çelişen ve başka delillerle doğrulanmayan soyut beyanları, raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mağdurlar ... ve ...'a yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle Mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
A. Mağdurlar ... ve ... Vekillerinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdurlar vekillerinin temyiz isteklerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Mağdur ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B-1) bölümünde açıklanan nedenle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri hususu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B-2) bölümünde açıklanan nedenle Çorum 2. Ağır Ceza kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.