Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1.Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.07.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/541 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan, üç mağdura yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-2. cümle maddesi uyarınca teşdiden (üç kez) 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi
Sanığın katılanlara karşı eylemlerinin sarkıntılık suçunu değil cinsel saldırı suçunu oluşturduğuna 5237 sayılı Kanun'un 102/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerine uyan yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinden hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Onama gerekçesi doğrultusunda bozma görüşü içeren Tebliğnameye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.