Sanık hakkında TCK.nun 155/2, 62/1,52/2,51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılan şirket ..... AŞ‘nin eski yönetim kurulu üyesi olduğu, kendisini görevde olduğu süre içinde şirket ortakları tarafından şirkete tevdi edilen sermaya taahhüdüne dair bir kısım senetleri şirket kasasında saklaması gerekirken kendi yanına aldığı ve daha sonra görevi sona ermesine karşın şirkete tevdi etmeyerek yanında götürdüğü ve tahsil etmeye çalıştığı, elinde tuttuğu senetleri iade etmesi yönünde şirket tarafından çekilen ihtara karşın iade etmediği ve Silifke İcra Müdürlüğünün 2008/3483, 2009/188-189-190-1703-2143-2201 Esas numaralı dosyaları üzerinden icra takibine geçerek kendisine haksız yarar sağladığı; bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması,tanık ifadeleri, katılan beyanları ve dosya kapsamından; sanığın katılan ... Anonim Şirketinde yönetim kurulu üyesi ve murahhas aza olarak görev yapmakta iken 31/07/2008 tarihinde istifa ederek ayrıldığı ve sanığın ..... Anonim Şirketini kurduğu, bu şirkete katılan ... Turz. Tar. Taş. İnş. San. Tic. A.Ş’nin %50 hisseyle ortak olduğu; katılan şirket ortaklarının katılım paylarına karşılık vermiş olduğu suça konu senetlerin katılan şirket yetkileri tarafından makine, gerekli teçhizat alımı için sanığın da ortak olduğu .... Anonim Şirketine ciro edilerek verildiği; katılan ile sanık arasında hizmet ilişkisi bulunmadığından atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık ilişkisinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, sanığın yasal unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraatına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.