Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/66 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-4., 35/2. maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Olayın meydana geldiği yerin sakin ve tenha bir yer olmasına, sanığın bıçak göstermesi eylemleri birlikte göz önüne alındığında, sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismara yönelik olduğu, bu nedenle basit cinsel istismara yönelik teşebbüs suçundan cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği

Bozma talebi içeren süre tutum dilekçesinden ibarettir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurun soyut beyanları dışında somut hiçbir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, mahkumiyet kararının esas ve usul açısından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Yapılan yargılamaya, taplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; kabule göre sanığın, mağdurun eşofmanının ceplerinden tutarak eşofmanını indirmeye çalışması, mağdurun buna engel olması üzerine adli emanete kayıtlı bıçakla eşofmanını indirmesi için tehdit etmesi şeklindeki fiziksel temas içeren eylemi ile tamamlanmış çocuğun cinsel istismarı suçunun oluştuğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/66 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.