Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanığın 2015 Ocak ayından önce farklı tarihlerde birden fazla kez katılan mağdureyi dudağından öpmek, vücudunu okşamak, sürtünmek, 2015 ocak ayında ise cinsel organını katılan mağdurenin anal bölgesine sokmak şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık ile katılan mağdure arasındaki cinsel yakınlaşmaların katılan mağdurenin on beş yaşını doldurduğu dönemde ve rızası ile gerçekleştiğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Sanığın aşamalarda katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne dair savunmada bulunduğu, katılan mağdure ve katılan annesinin katılan mağdurenin Bilecik Devlet Hastanesinde doğduğunu beyan ettikleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; katılan mağdurenin beyanlarında geçen hastanede doğup doğmadığının araştırılarak doğmuş ise doğum raporu dosya içerisine alınıp, katılan mağdure ve katılan annesinin duruşmaya katılımlarının sağlanarak sanığın yaş hususundaki beyanlarına karşı diyecekleri sorulduktan sonra somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı da tartışılmak suretiyle hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik araştırma ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur
2. Kabule göre ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli ve 2022/9-46 Esas, 2023/303 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın katılan mağdurenin on beş yaşını ikmal etmediği 2015 yılı Ocak ayı öncesinde gerçekleştirdiği öpme, okşama, sürtünme şeklindeki eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı, katılan mağdure on beş yaşını tamamladıktan sonra 2015 yılı Ocak ayında gerçekleştirdiği anal organ sokma şeklindeki eylemi dolayısıyla aynı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken aynı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.