Hükümlülük ve müsadere

Sanığın Sosyal ve Ekonomik durumunu dikkate alarak; hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesinin sanık lehine olacağına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede yer alan (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.

Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine ancak:

Sanığın adli sicil kaydında yer alan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyeti ile ilgili olarak, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 191. maddesi uyarınca verilmiş uyarlama kararı olup olmadığı ve varsa sonucu araştırılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-b madde fıkra ve bendi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, suçun bölgede yoğun olarak işlenmesi ve olayın sosyal yönünün ağır olduğundan bahisle yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.