Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin hesabındaki paranın sanığın hesabına havale edilmesi ile bilişim sistemleri yolu ile yapılan hırsızlık suçunun tamamlanmış olması karşısında sanık hakkında TCK'nun 35.maddesi gereği teşebbüs nedeniyle indirim yapılması, sonuç olarakta 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekeceği gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında cezanın ertelenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında TCK'nun 35. maddesinin uygulanması nedeniyle neticeden erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası verilmiş ise de; kabule göre, sanığın sabit kabul edilen eyleminin cezasının TCK'nun 142/2-e ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası olacağından ve bu sürenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalacağından, Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 tarih ve 2008/47-43 sayılı kararında da belirtildiği üzere; yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından tebliğnamede ki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 26/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.