Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değişik 5320 sayılı yasaya eklenen geçiçi 2.madde gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın geçiçi 2.maddesi yollamasıyla 5271 sayılı CMK'nın 272.maddesi (1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi) gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,

II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Hırsızlık suçuna konu eşyaların önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yargılama giderleri ile ilgili bölümde yer alan ''sanıktan alınmasına'' ibaresi çıkarılarak, yerine ''6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan iddianamede TCK'nın 119/1-b maddesinin uygulanmasının istenmediği anlaşılmakla, CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan anılan maddenin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 119/1-b maddesi uyarınca arttırım yapılmasını gerektirecek delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde değerlendirilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,

3-Suç tarihine göre sanığa atılı konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma kapsamında olduğu düşünülmeyerek CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde yazılı usule göre sanığa ve müştekiye uzlaşmayı kabul edip etmedikleri sorulmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.