Davanın kabulü

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 3 ve 13 nolu parseller tapu kaydına dayanılarak Suriye uyruklu ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., tespit maliki ...'nın 1937 yılında ölüp o tarihten beri taşınmazları kendisinin kullandığı, murisi ... ağa mirasçıları arasında yapılan taksimle taşınmazların kendisine bırakıldığı, ... adına olan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı iddiası ile taşınmazların adına tescilini istemiştir.

Müdahil Hazine, lehine tespit yapılan ...'nın Suriye uyruklu olduğunu açıklayarak davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine, nizalı taşınmazların belirlenen ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacı mirasçıları vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7.Hukuk Dairesi'nin 13.03.1996 tarihli ve 1996/1287 Esas, 1996/2356 Karar sayılı ilamı ile tarafların dayanak kayıtlarının taşınmazlara yöntemince uygulanması gerektiği açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli 3 ve 13 nolu parsellerin ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı müdahil Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.