İNCELENEN KARARIN;
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, tasarlayarak kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2020/1288 Esas, 2021/237 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.04.2021 tarihli düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Olayda suçun maddi ve manevi unsurlarından herhangi bir unsurun bulunmadığına,
2. Yerel mahkeme gerekçeli kararında fiil ve fail eşleştirmesini yeterince yapmadığına hatta sadece tanık beyanına dayandığına,
3. Müvekkilin hangi eylemde somut olarak yer aldığına ilişkin delil mevcut olmadığına
4. Dosyanın sanıkları olan tanıkların hiçbirinin müvekkil aleyhine beyanda bulunmadığına,
5. Müvekkilin birebir içerisinde yer aldığı bir ölüm olayı söz konusu olmadığına,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1-Oluş, iddia, mahkemenin kabulü ve tüm dosya nazara alınarak; Tanıklar ..., ...,..., ... ve ...'un Kollukta müdafii hazır olmadan yaptırılan teşhis beyanlarını müdafii huzurunda savcılık ve sorgu aşamasında kabul etmemeleri karşısında bu beyanlarn hükme esas alınamayacağı; diğer hükme esas alınan ve savcılık ile sorgu sırasında beyanlarından dönmeyen ... ve ... isimli şahısların ise 7 tüm aşama beyanlarının getirtilmesi ile gerektiğinde tekrardan tanık sıfatıyla dinlenerek sanığın eylem ve faaliyetlerinin kapsamı, görgüye ilişkin yer ve zaman hususları ayrıntılı sorularak eylemlerinin somutlaştırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Atılı suçlardan 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin tatbiki sırasında tatbik edilen maddenin fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (b) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/1288 Esas, 2020/237 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkındaki bozma nedenleri, sanığın 5271 sayılı CMK 102/2 maddesinde de belirtilen azami 7 yılı aşkın süredir tutuklu olması 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" ve 109/3-b maddesi gereğince ''ikametine en yakın kolluk mevkiinde haftada 1 gün imza atmak suretiyle'' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.