Taraflar arasında görülen davada; Mahkemece, davacının talebini tazminata dönüştürdüğü gözetilerek kabulü ile alınan bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda 133.778,26 TL tazminatın davalı ...'den, 137.676,70 TL tazminatın ...'den dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine; Tapu iptali tescil ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dairece dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların kardeş olduğunu, muris anneleri Düriye Hamurlu'nun mirasçıları olduklarını, annelerinden kalan mirası paylaştıklarını, ancak 8466 ada 7 ve 8 parseller ile 8479 ada 9 parsellerin bölüşümü sırasında davalıların yaklaşık 318 metrekare fazladan yer aldıklarını, baba malları paylaşırken eksik kalan miras payları için anne malları paylaşılırken eşitleyeceklerini kabul etmelerine rağmen davalıların bugüne kadar sözlerinde durmadıklarını, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/434 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafın müvekkili hakkında dava açtığını, baba malları yönünden müvekkilinde kalan fazla payların iptaline karar verildiğini, muris Düriye Hamurlu'dan kalan 8466 ada 5-6-7-8 nolu parseller ile 8469 ada 13-14-15 parsel, 8479 ada1-8-9 parsellerin geldisinin 550 ada 2 parsel olduğunu ileri sürerek 8466 ada 7 ve 8 parseller ile 8479 ada 9 parsellerden davalılar adına yazılan fazla kısımların iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde bedellerinin tazminini istemiştir .
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur .
Mahkemece, davacının talebini tazminata dönüştürdüğü gözetilerek kabulü ile alınan bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda 133.778,26 TL tazminatın davalı ...'den, 137.676,70 TL tazminatın ...'den dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine; tapu iptali tescil ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir .
miras taksim sözleşmesinde hata ile fazladan davalılara verilen payın iptali istemine ilişkindir.
TMK'nin 676. maddesinde düzenlenen paylaşma sözleşmesine göre “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapılacak paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar paylaşma sözleşmesi ile mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edilebilir. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların muris Düriye’nin mirasçıları olduğu, murisin dava dışı mirasçılarının da bulunduğu, davaya konu edilen taşınmazların evveliyatında 550 ada 2 parselden geldiği ve muris adına kayıtlı olduğu, imar uygulaması sonucu oluşan parsellerin bilahare bütün mirasçılarca 27.09.1991 tarihinde tapu müdürlüğünde rızai taksim yapıldığı sabittir .
Eldeki dava, tüm mirasçıların katılımı ile tapu müdürlüğünde yapılan taksim sözleşmesinde davacı yana diğer mirasçılardan az pay verildiği iddiasıyla açılmış olup Yargıtay ve Daire uygulamalarıyla kabul edildiği üzere taksimde eşitlik aranmayacağına, davacı tarafça yapılan taksimde irade bozukluğu olduğuna dair de iddiada bulunulmadığına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir .
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi .