Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı şirket; Davacının kendilerinden farklı tarihlerde akaryakıt aldığını ancak bedelini ödemediğini, aleyhine yapılan takibe ise itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, Davanın Kabulüne, icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı delil olarak bildirdiği ve davalı tarafından imzalandığını ileri sürdüğü akaryakıt teslim fişlerinden doğan alacağın tahsili için takip yaptığını, davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir. Dosya içerisinde yer alan ... 10. İcra Müdürlüğünün 2008/9412 esas no’lu dosyasında yapılan incelemede; davalının 20.03.2009 tarihli itiraz dilekçesi ile, takip konusu borcun kendisine ait olmadığını, kendisinin o tarihte çalıştığı ... Ltd.Şti’ne ait araçlara ait olduğunu belirterek borca itiraz ettiği ve asıl borçlu olduğunu belirttiği dava dışı şirketin adresini icra dosyasına bildirdiği, yerel mahkemece davalının icra dosyasına bildirdiği bu adresin davalının ikametgah adresi olduğu kabul edilerek bu adrese dava dilekçesinin ve gerekçeli kararın Tebligat Kanunu 35.madde hükümlerine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
2011/4800-13116
Davada taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesinin davalıya tebliği zorunludur. Savunma hakkı Anayasanın 36.maddesinde güvence altına alındığı gibi, HUMK.nun 73.maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gösterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. Yukarıda belirtildiği şekilde Mahkemece dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmeden, yokluğunda yargılama yapılarak, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, davalı tarafından temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 148.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.