Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı,davalı ile yapılan şifahi sözleşme ile ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/4 esas sayılı dava dosyasına konu alacak davasında davalı tarafı avukat olarak temsil ettiğini,davalı tarafça vekalet ücreti olarak 100.000 dolar ücret ödenmesinin taahhüt edildiğini,başlangıçta iki ayrı ödeme olmak üzere toplam 29.789 TL ödeme yapıldığını,davanın devamı sırasında davalı şirket yöneticilerinin değiştiğini,yeni yönetim tarafından davayı başka avukatların takip edeceğine ilişkin 25.03.2009 tarihli yazı ile bildirim yapılarak işten elçektirildiğini,bunun üzerine taahhüt edilen ücreti ihtarname ile talep ettiğini,davalı tarafın 22.12.2009 tarihli cevabi ihtarname ile asgari ücret üzerinden ödeme yapılacağının bildirildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin 25.03.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davacı ile yapılmış ayrı bir ücret sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 13.1.2004 günlü 5043 sayılı kanunla değişik Avukatlık kanununun 164. maddesine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin %10 oranı üzerinden 67.904 TL vekalet ücreti hesaplanarak,bu hesaplamaya göre davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin Takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı tarafından davalının vekili sıfatıyla ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/4 esas sayılı dava dosyasında temsil edildiği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı, davacının 26.03.2009 tarihinde vekaletten el çektirildiği anlaşılmakta olup, davacı, müvekkilin ödemesi gereken vekalet ücreti alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece haksız azil nedeniyle taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, 13.1.2004 günlü 5043 sayılı kanunla değişik 164/4.maddesi gereğince, dava değerinin takdiren %10’u üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmiştir. Oysa ki davacıya ödenmesi gereken vekalet ücretlerinin tespit edilebilmesi için öncelikle, uyuşmazlığa uygulanacak olan 2011/4203-13082

Avukatlık Kanunu hükümlerinin belirlenmesi zorunludur. Bilindiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa, 13.1.2004 tarihinde de 5043 sayılı Yasa gereğince değişikliğe uğramıştır. Mahkemece yürürlükteki 5043 sayılı Yasa ile değişikliğe uğrayan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre karar verilmişse de, 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Yasanın 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu nedenle dava konusu olayda, yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, davacı avukatın vekil olarak takip ettiği dava yönünden, hukuki yardımın başladığı tarih itibariyle (davacının hukuki yardımı, dava tarihinden sonraki bir tarihte başlamışsa, bu tarih itibariyle) kurulduğu kabul edilmeli, ödenmesi gereken vekalet ücreti de bu tarihlerde geçerli olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre belirlenmelidir.
Buna göre hukuki yardımın, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce başladığı hallerde uyuşmazlığın, 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerine göre çözümlenmesi gerekli olup, anılan yasanın söz konusu değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince de, avukat ile müvekkil arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı durumlarda talep edilebilecek vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gerekli olduğundan, mahkemece hukuki yardımın başladığı tarihler itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretlerinin belirlenmesi gereklidir. Avukatlık hizmetinin, 4667 sayılı yasa ile yapılan 2.5.2001 tarihli değişiklikten sonra başlaması halinde ise, anılan yasanın 164/4. maddesine göre, yine avukatlık hizmetinin, 5043 sayılı yasa ile yapılan 13.1.2004 tarihli değişiklikten sonra başlaması halinde de, anılan yasanın 5043 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonraki 164/4. maddesine göre vekalet ücretlerinin belirlenmesi gereklidir.
O halde mahkemece davacının, davalının vekili sıfatıyla takip etmiş olduğu ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/ esas sayılı dava dosyası yönünden öncelikle uygulanması gerekli olan Avukatlık Kanunu hükümleri belirlenip, vekalet ücretlerinin de buna göre tespit ve takdiri gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilmek suretiyle, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, 13.1.2004 günlü 5043 sayılı kanunla değişik 164/4. maddesine göre vekalet ücretlerinin tespit ve tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.