Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespit ve tescili talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince; kararın görevsizlik nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı/asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ilçesi Dilovası ilçesi ... köyü Çardakbayırı mevkii ile Kasseli ormanı mevkii arasında bulunan tahminen 17.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi bulunduğunu, Sebahattin Ilgaz'ın taşlık ve çalılık olan araziyi tarım arazisi haline getirip taşınmazı kırk yılı aşkın bir süreden beri nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile tarla olarak kullandığını, dava konusu taşınmazın tapulama sırasında tespit edilip tapuya tescil edilmediğini, orman arazisi olmayan dava konusu taşınmazın kültür arazisi olduğunu, bu nedenlerle aralıksız ve çekişmesiz 20 yılı aşkın süre malik sıfatıyla zilyet olan müvekkili adına tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama devam ederken 28.08.2013 tarihinde dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesine istinaden 2300 parsel numarası ile 5.051,82 metrekare yüzölçümlü olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesince; hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlar yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olması sebebi ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, dosya görevli Kadastro mahkemesine gönderilmiştir.

Kocaeli Kadastro Mahkemesince dosya esasa alınmış, Orman idaresi vekili tarafından dosyaya 16.09.20019 havale tarihli müdahale dilekçesi sunularak, dava konusu yerin kısmen orman sınırları içerisinde kaldığını beyan ederek ekli harita (A) ve (B) ile gösterilen kısmın ve 2299 ve 2301 nolu parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; alınan ziraat ve orman bilirkişileri raporlarına göre dava konusu 2300 parselin orman sınırları dışında olduğu, taşınmazda imar ihyanın tamamlanmış olduğu, tespit tarihinde de taşınmazın tarla vasfı ile tespit gördüğü, mahallinde dinlenen tanıklarda nizalı yerin vefat eden davacı ... tarafından imar ihya edildiğini, tespit tarihinde de ... tarafından kullanıldığını, başkaca kimsenin hak iddiasında bulunmadığı beyan etmeleri, davacı ...'in kullanımının ekonomik amaca uygun olması sebepleri ile dava konusu taşınmazın vefat eden ... tasarrufunda olduğu, davacının ölmesi ile mirasçılara intikal ettiği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Müdahil Orman İdaresi tarafından talep edilen yerlerin ise; davacılar tarafından talep dışı bırakıldığı, dava konusunun sadece 2300 parsel olduğu ve bu parsel yönünden de davacıların davalarını ispat ettiklerine kanaat getirildiğinden müdahil Orman Yönetiminin talebinin reddine karar verilmiştir.

davalı hazine vekilince "dava konusu taşınmazın imar planında kalıp kalmadığı hususunda mahkemece araştırma yapılmadığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı" gerekçeleriyle, davalı/Asli müdahil Orman vekilince; "dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığından, zilyetlik ile kazanılamayacağından verilen hükmün bozulması" hususlarında temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı/Asli müdahil Orman vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, verilen hüküm dosya içeriğine uygun değildir.
Şöyle ki; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde nazım imar planının 16.12.2008 tarihinde onaylandığı, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un geçici 8 inci Maddesi çalışmalarının 2013 yılında yapıldığı, davacının İzmit Milli Emlak Müdürlüğüne vermiş olduğu ecrimisil beyannamesinde taşınmazı 1999 tarihinden bu yana kullandığını beyan ettiği görülmekle, mahkemesince 27.12.2019 yılında yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen 14.02.2020 havale tarihli Ziraat bilirkişi raporunda; keşif tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın imar ihyasının 20 yıl önce tamamlandığı belirtildiğine göre, nazım imar planının geçtiği 2008 yılından önceki 20 yıllık zilyetlik süresinin davacı yönünden dolmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı/Asli müdahil Orman vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.204 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.