Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddi ile dava konusu 63 nolu parselde kayıtla olan taşınmazın fen bilirkişilerinin 18.02.2014 tarihli ek raporlarında (C) harfi ile gösterilen 116,02 metrekare olan kısmının tapusunun iptali ile davacılar adına tapuya tesciline; diğer davalılar ..., Elazığ Belediye Başkanlığı, ..., ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... mirasçıları ve davalı ... oğlu ... adına kayyım Elazığ Defderdarı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, 632 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduğunu, dava konusu olan ve eklemeli zilyetlikle bir kısmında hak iddia ettiği 63 no’lu parselin 1939 yılında tapulama tespiti sırasında ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğini o günden beri tapu kaydının intikal görmediğini ileri sürerek 63 parsel sayılı taşınmaz içinden belediyece şehir imar planına göre geçirilen yol ile müvekkiline ait 632 parsel sayılı taşınmaz arasında kalan ve müvekkilinin zilyetliğinde bulunan taşınmaz parçasının tapudaki malik adına olan hukuki değerini yitirmiş kaydının iptali ile davacıya ait 632 parsel sayılı taşınmazla tevhiden, müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; bilahare verdiği 26.02.2014 tarihli dilekçe ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım için de İmar Kanunu hükümleri çerçevesinde ifraz ve tevhidle müvekkiline ait taşınmazla birleştirilmesi yönünde hüküm tesisi talebinde bulunmuştur .
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile dava konusu 63 nolu parselde kayıtlı olan taşınmazın fen bilirkişilerinin 18.02.2014 tarihli ek raporlarında (C) harfi ile gösterilen 116,02 metrekare olan kısmının tapusunun iptali ile davacılar adına tapuya tesciline; diğer davalılar Maliye Hazine'si, Elazığ Belediye Başkanlığı, ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ... mirasçıları ve davalı ... oğlu ... adına kayyım Elazığ Defterdarı vekili tarafından temyiz edilmiştir .

tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir .
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı yanın 632 parsel nolu, 329 metrekare arsa nitelikli taşınmaza 1998 tarihinde satışla tam malik olduğu, dava konusu 63 parsel nolu taşınmazın ise 687 metrekare alanlı ve bağ nitelikli olduğu, 1939 tarihinde tesis kadastrosu ile "... oğlu ..." adına kayıtlı olduğu sabittir .
Dosyada mevcut dava konusu 63 parsel nolu taşınmazın kadastro tutanağı ve dayanağı olan tapu kayıtları dikkate alındığında ... oğlu ... bilinen kişidir. Nitekim kadastro tutanağında 16.05.1932 tarihli ve 43 no ile ipotek senedi düzenlendiği de yazılıdır . Bu durumda davanın kayıt malikinin 20 yıl evvel ölmüş olması sebebine dayalı olarak incelenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyaya sunulan ve taraf teşkiline esas alınan veraset ilamında yazılı bulunan ... oğlu ... ...’ın kayıt maliki olan ... oğlu ... ile aynı kişi olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti ve taraf teşkilinin tamamlanması zorunluluğu bulunmaktadır .
Mahkemece davacı tarafa Hazine'nin hasım olduğu hasımlı mirasçılık belgesi alması ve dosyaya sunması için süre ve imkan tanınarak mirasçılık belgesinde belirlenecek mirasçılara göre taraf teşkilinin sağlanması, mirasbırakanın ölmesi ve Hazine'nin mirasçı olması halinde dayanılan sebebe göre tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğinin gözetilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işin esası hakkında hüküm verilmesi gerekirken hasımlı alınmayan verasetle hüküm tesis edilmesi doğru değildir .

Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların esasa yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.