Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, Davalıya oturma grubu, mobilya türü eşyalar sattığını, ihtara rağmen bedelini ödemediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Milli eğitim Bakanlığına bağlı bir kuruluş olduğunu, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı Öğretmenevinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olup ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını belirterek, davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı mobilya türü eşyaların bedelinin ödenmediğini belirterek davalı ... aleyhinde başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuş, Mahkemece davalının tüzel kişiliğinin bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Gerçek hasım mahkemeninde kabulünde olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığıdır. Dava edilen ile temsilde hata edilen arasında ilişki bulunduğu muhakkaktır, davacı, malzemeleri teslim ettiği öğretmenevini davalı göstererek tarafta değil, temsilcide hata yapmıştır. Bu gibi Durumlarda HUMK.39/1-2(6100 s.k 52) maddesi gereği davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi gerekir (H.G.K.21.3.1984 T. 1981/4-1103 E, 1984/300 K). O halde mahkemece, davanın gerçek hasma yöneltilmesi için davacıya mehil verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, temsilde hata yapıldığı gözardı edilerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.