Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 24.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.05.2019 tarihli, 2018/939 esas, 2019/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, 2017 yılında tamamlanan yapıya alınan yapı kayıt belgesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada yapı kayıt belgesi alındığından düşme kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen düşme kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak inşaatın 7143 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra tamamlaması nedeniyle suçun oluştuğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Sanığın inşaatı 2018 yılında bitirdiğine ilişkin savunması, 27.06.2018 tarihli yapı tatil zaptı ekinde bulunan fotoğraflardan inşaatın devam ettiği ve 09.11.2018 tarihli yapı tatil zaptı ekindeki fotoğraflardan iskan edilebilir vaziyette olduğu anlaşıldığından, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 24. Asliye. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.