HÜKÜMLER: Düzeltilerek esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.02.2018 tarih ve 2017/182 Esas, 2018/76 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 inci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşmesine ve sanıkların istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin; yapı kayıt belgesi alınmış olmasının suçu ortadan kaldırmayacağına ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların, ruhsata aykırı olarak kat çıkmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye MahkemesininKabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümleri kaldırarak hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle düşme hükümleri verilmiştir.
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.