Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalının yaptığı icra takibi neticesinde dosyadaki mevcut hacizlerin kaldırılması için borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile 3.102,64 TL’nin iadesini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak açık faturadaki işlerin yapılıp yapılmadığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takip dosyasına dayanak olan faturaya ilişkin borcun olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğinden davacı lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 297,36 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 6. bendinde yer alan “297,36 TL” rakamının çıkartılarak yerine “1.800,00 TL” rakamı eklenmesine ve hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcın talep halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.