İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine

Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı vekili, davalı Hazine, davalı ..., davalı ... Belediyesi vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, verilen karar; davacı vekili, davalı Hazine, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde 64 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan Orman kadastro ve aynı Kanun'un 2/B uygulamaları çalışmaları bitirilip, 16.06.2006 tarihinde ilan edildiğini, Orman kadastro ve aynı Kanun'un 2/B uygulamaları çalışmalarında Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde ekli krokide işaretli taşınmazların bulunduğu alanın 1957 basımı 1/25000 ölçekli Samsun F36-c1 ve Samsun F36-b4 nolu paftadaki yapraklı ağaç rumuzuyla gösterilen ormanlık alana isabet ettiği görüldüğünden, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın orman sayılan yerlerden olduğu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile taşınmazların orman sınırları içine alınarak, orman vasfı ile ... adına tescil edilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "Davacının Hazineye, ..., ... ve TEDAŞ'a yönelik orman kadastrosuna İtiraz davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacının; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik orman kadastrosuna İtiraz davasının reddine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili ve davalılar TEDAŞ vekili, Hazine vekili ile Samsun Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; "..dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada Harita mühendisi ve orman bilirkişiler tarafından düzenlenen 13.02.2020 havale tarihli ek rapor ve krokilerindeki dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesindeki 505 nolu mera parselinin YOL/A rumuzuyla işaretli 3980,69 m²' lik ve YOL_B rumuzuyla işaretli 996,93 m²' lik,5819 ada 6 parsel nolu (park) taşınmazın (A) rumuzuyla belirtilen 938,26 m²lik,5820 ada 4 parsel nolu (park) taşınmazın A rumuzuyla belirtilen 1439,72 m²lik, 5821 ada 7 parsel nolu (park) taşınmazın A rumuzuyla belirtilen 1174,99 m²lik kısımların orman sayılan yerlerden olduğunun, davacının 5819 ada 6 parsel nolu (park) taşınmazın B1 rumuzuyla belirtilen 1221,94 m²lik ve (B2) rumuzuyla belirtilen 137,97 m²lik kısımları, 5820 ada 1,2,3,5 parselin tamamı, 5820 ada 4 parsel nolu (park) taşınmazın (B1) rumuzuyla belirtilen 505,01 m²lik ve (B2) Rumuzuyla belirtilen 178,30 m²' lik kısımları, 5821 ada 7 parsel nolu (park) taşınmazın (B) rumuzuyla belirtilen 3652,29 m²lik kısmı, 5822 ada 4 parselin tamamı ve 5823 ada 4 parselin tamamının ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, davacının tescil talebi açısından ise Kadastro Mahkemesinin görevsiz olmasına göre Mahkemece yazılı gerekçeyle verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından" istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından "Dava konusu taşınmazların tamamının orman olduğu, davaya konu 5820/1-2-3-4-5,5821/7 ve 5822/4 parsel sayılı taşınmazların orman tahdit haritasında belirtilen kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tescili gerektiği", davalı ... vekili; "dava konusu taşınmazların hiçbirinde müvekkil Kuruma ait tesis bulunmadığı, bu taşınmazlarda bulunan hava irtifak hatları Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'ye (TEİAŞ) ait olduğu, TEİAŞ'ın müvekkil Kurumdan bağımsız ve farklı bir kamu tüzel kişilik olduğu, TEDAŞ'ın davadaki taraf sıfatının kaldırılması ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi yönündeki talepleri hakkında Mahkemece hiçbir karar verilmediği ve müvekkil Kurum yönünden husumet yokluğundan red kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davalılar ve dahili davalılar ile birlikte müvekkil Kurum lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu
", gerekçesiyle, davalı Hazine vekili tarafından; "dava konusu taşınmazın mera ile ilgili kısımları nedeniyle davaya dahili davalı olarak kabul edilmelerine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların mera ile ilgili kısımları yönünden bir açıklama getirilmediği, mahkemece verilen hükümde bu konu vuzuha kavuşturulmadığı", davalı ... Belediyesi vekilince "davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği" hususlarında, kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.