Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde kamu malına zarar verme suçundan zarar gören, davaya katılma ve yasa yollarına başvurma hakkı bulunan suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığına duruşma gününün bildirilmemesi karşısında gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz eden suçtan zarar gören kurum vekilinin katılma iradesini ortaya koyduğu nazara alınarak, suçtan zarar gören kurumun CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca kamu malına zarar verme suçu yönünden davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın olay tarihinde eğlence merkezinde bulunduğu sırada ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarına eğlence merkezi görevlilerini içeri alın deyip, küfür etmesi üzerine ekip aracına bindirilmek istenirken polis memurlarına direnip, aracın nezaret kısmının demir korkuluklarına tekme atmak suretiyle zarar vermesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 125/3-a, 43,265/1,43,152/1-a maddelerinde belirtilen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, 08.10.2015 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.