Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.09.2011 tarih ve 2008/155-2011/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu temlik işlemi ile kooperatifin alacakla ilgili tasarruf hak ve yetkisinin kalmadığını, borçluların borçlarından kurtulmaları için kural olarak alacağı yeni alacaklı olan müvekkili bankaya ödemeleri gerektiğini, kooperatif ile ortakları arasında müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlenen sözleşmelerde yer alan ibarelerle ortakların temlikten haberdar olduklarını ileri sürerek, 18.551 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, borçlular tarafından ibraz edilen kasa tahsil fişleri, ayrıca Akhisar Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğünden celbedilen kayıtlara göre davalı borçluların davaya konu borç için kooperatif alacağına mahsuben alacaklarından yapılan kesintilerle ve nakit olarak ödeme yaptıkları, vade tarihinden önce ve sonra yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra
davalıların yasal faizi ile birlikte toplam 363,61 TL borçlarının kaldığı, bu durumda davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife kısmen ödendiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 363,61 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek tarımsal kredilere uygulanan faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mülga HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2011 tarihi itibariyle 1.540,00 TL'na çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı 18.551 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece 08.09.2011 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 363,61 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ait istemin ise reddine karar verilmiştir. Bu durumda kabulüne karar verilen miktar yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil olmayıp, bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin mülga HUMK’nın 432/4. maddesi hükmü uyarınca reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, davacının harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.