Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kağızman Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 29.04.2011 gün ve 54/128 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı Hazine temsilcisi, Yukarı Karagüney köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 141 ada 1 parsel ... taşınmazın senetsizden davalı adına tespit edildiğini, meralar, köyün ortak kullanımına açık yerlerden olup, bu yerlerin tapuda kayıtlı olsun ya da olmasın Devletin hüküm ve tasarrufu altında Hazine adına tapulu olanların ve Hazine adına ilişkin defterde kayıtlı olan yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin ve davalı adına yazılmasına ilişkin Komisyon kararının iptaline, taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın dedesinden babasına, ondan da kendisine kaldığını, 35 yıldır fiilen tarla olarak kullanmakta olduğunu, Hazinenin herhangi bir hakkının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

TMK. nun 713/1,3402 ... Kanunun 14 ve 17.maddeleri uyarınca tescil isteğine ilişkindir.

Dava konusu Yukarı Karagüney köyündeki 2424,07 metrekare miktarındaki 141 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden, ceddinden intikalen ve 20 yılı aşkın zilyetlikten 15.02.2005 tarihinde davalı ... adına tespit edildiği, tespitin 22.09.2005 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Dava dilekçesinde davacı Hazine temsilcisinin taşınmazın ham toprak vasfı ile tescil istemesine karşın, iptal ve terkin isteğinin bulunmadığı, mahallinde yapılan keşif sonucu Ziraat Mühendisince düzenlenen raporda taşınmazın imar ihyaya muhtaç yer olduğu, üzerinde tarımsal faaliyette bulunulmadığının belirtildiği, Jeoloji Mühendisi raporunda ise taşınmazın fiili olarak Aras nehri yatağı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu parselin kadastro çalışmaları sırasında tarla niteliği ile senetsizden davalı adına tespiti yapılmışsa da, bilimsel içerikli uzman bilirkişi raporları esas alınarak bu tür yerlerin TMK. nun 715,999 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca, nitelik itibarı ile özel mülkiyete konu edilemeyeceği gözetilerek davanın reddi yerine takdiri delil niteliğinde olan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına üstünlük tanınarak kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Çünkü davacı Hazine, belirtilen Kanun maddeleri uyarınca iptal ve terkin isteğinde bulunmamış, özel mülkiyete konu olacak biçimde iptal ve adına tescil isteğinde bulunmuştur. HMK.nun 26 (HUMK.nun 74). maddesi gereğince hakim istekle bağlı olup, ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez.
Açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 ... HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 ... HUMK. 428. maddesine uyarınca BOZULMASINA, HUMK. nun 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.