İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun)
kapsamında bedelsiz iade suretiyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdidinin 11.09.1943 tarihinde kesinleştiği, bu çalışmalarda dava konusu taşınmazın Göztepe Devlet Ormanı içinde bırakıldığı ve 23.11.1944 tarihinde Göztepe Devlet Ormanı adıyla tapuya hazine adına kayıt ve tescil yapılmış olduğu, 1973 tarihinde yapılan tapulama ilk tesis kadastrosu çalışmalarında taşınmazın orman sınırları içinde olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, bilahare 1979 yılında yapılan 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun)
uyarınca yapılan 2 inci madde uygulaması ile taşınmazın bulunduğu yerin orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1983 yılında yapılan tapulama çalışmalarında ise taşınmazın 414 m2 yüzölçüm miktarı ile 7255 parsel olarak davacılar adına müştereken tespit edildiği, bu tespite Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Tapulama Komisyonuna itiraz edildiği, Tapulama Komisyonunca 14.05.1984 tarihinde itirazın reddedildiği, Milli Emlak Müdürlüğünce süresi içerisinde Üsküdar Tapulama mahkemesine açılan dava neticesinde mahkemece yapılan çalışmanın ikinci kadastro olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, taşınmazın malik hanesinin ve yüzölçümünün açık bırakıldığı, Milli Emlak Müdürlüğünce bu kez davalılar ... ... ve ... aleyhine 21.11.1990 tarihinde Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde 21.12.1992 tarihli ve 1990/1081 Esas, 1992/1032 Karar sayılı ilam ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 16.05.1994 tarihinde kesinleştiği, orman sınırları dışına çıkarılan bu taşınmazda 08.10.1997 tarihinde 2924 ve 3402 sayılı yasalara göre kullanım kadastrosu çalışmaları yapıldığı, taşınmazın 599 ada 1 parsel numarasıyla bahçe vasfıyla 421,34 m2 yüzölçümüyle Hazine adına tespit edilerek, beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışarısına çıkarılmıştır. İşbu parsel ... oğlu ...'ın bahçe olarak kullanımındadır" şerhi verildiği, tespitin 23.03.2000 tarihinde itirazsız olarak kesinleşip, tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Ümraniye, Yukarı ... Mahallesi 7255 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına kayıtlı iken, Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1081 Esas ve 1992/1032 Karar sayılı ilamı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, 2000 yılında yapılan 2/B uygulaması sonucu taşınmazın Y. Dudullu, Adalı Mahallesi 599 ada 1 parsel olarak orman sayılan yerler dışına çıkarılarak taşınmazla ilgisi olmayan ... adına kullanım şerhi verildiğini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7/1-a gereği bedelsiz iade amacıyla 16.05.2012 tarihinde ilgili Defterdarlığa başvurduklarını ancak taşınmazın iade edilecek yerlerden olmaması nedeniyle taleplerinin olumlu karşılanmadığını, Hazine adına tescil edilen tapu kaydının iptali ile 1/3'er paylarla müvekkili ve diğer iki kardeşi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, ...'ın tapu kaydındaki kullanıcı şerhinin silinmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "6292 S. K. 7/1-(a) bendi hükmü dikkate alındığında davacıların dayanağı tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edildiğinden davacıların talebinin (a) bendi kapsamına girmediğinden bahisle davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın davalı ...'a satışının hukuksuz olduğunu, davalı ve tanıkların gerçek dışı beyanları esas alınarak karar verildiğini, dosyaya sunulan raporun yok hükmünde olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava konusu taşınmazın tapu kadastro ve veya imar mevzuatına göre davacılar adına oluşan bir tapu kaydının söz konusu olmamasına, 1983 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu taşınmazın tapulama tespitinin, Milli Emlak Müdürlüğünün tapulama tespitine itiraz davası sonucunda orman tahdit sınırları dışına çıkarılan yerde olduğu gerekçesiyle iptal edilerek taşınmazın Hazine adına tescil edilmiş olmasına, taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a,b maddesi kapsamında iade edilecek taşınmazlardan olmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf başvuru gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.