Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davası ile orman tahdidine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı - birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından esasa yönelik ve davalı - birleşen davanın davacısı Orman İdaresi vekili tarafından yargılama giderine yönelik temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sonucu, Balıkesir ili Bandırma ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 312 ve 313 sayılı parsellerden, 312 sayılı parsel 20.900 m² yüzölçümüyle Aralık 1309 D. Tarih, 19 sıra numaralı tapu ve 240 numaralı vergi kaydına dayalı olarak kişiler adına tespit ve tescil edilmiş, satış yoluyla ... adına kaydedilmiştir. 313 sayılı parsel ise 104.550 m² yüzölçümüyle Aralık 1309 D. Tarih, 20 sıra numaralı tapuya dayalı olarak kişiler adına tespit ve tescil edilmiş olup, halen ... ve ... adlarına tapuda kayıtlıdır.
Orman İdaresinin, bu taşınmazların yörede 2002 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiası ile açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası ile ... tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11/1 inci maddesi gereğince 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açmış olduğu orman kadastrosuna itiraz davaları birleştirilmiştir. ... mirasçıları ise 313 sayılı parselde paylarının olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı gerçek kişinin davasının kabulüne, çekişmeli 312 ve 313 parselleri kısmen orman sınırları içine alan 130 numaralı Orman Kadastro Komisyonu kararının iptaline, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi davasının reddine" dair verilen karar, Orman İdaresinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 tarihli ve 2013/8536 Esas, 2014/3480 Karar sayılı ilamıyla; "kadastro tespitine esas dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığının araştırılmadığı ve yetersiz araştırma ve soruşturma ile yargı denetimine olanak vermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "asıl davada gerçek kişilerin açtığı orman kadastrosuna itiraz davasına ilişkin davanın reddine; birleşen davada Orman İdaresinin açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile, çekişmeli 312 parselin teknik krokide C harfi ile gösterilen 20.165,02 m²'lik kısmının; 313 parselin ise D harfi ile gösterilen 1.964,34 m², (E) harfi ile gösterilen 9.925,77 m² ve (F) harfi ile gösterilen 8.146,45 m²'lik bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 30.01.2019 tarihli krokinin kararın eki sayılmasına" karar verilmiş, hüküm, davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
gerçek kişilerce 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz, birleşen dava ise Orman İdaresince kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1970 yılında genel arazi kadastrosu, 2002 yılında orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı/birleşen dosya davalısı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı/birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinde; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi yer almaktadır.
Hal böyle olunca, gerçek kişilerin açtığı orman kadastrosuna itiraz davasında davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı ... İdaresi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/birleşen dosya davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) numaralı bendinin 2. ve 3. fıkralarının hükümden çıkartılarak yerine "Asıl davada davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... İdaresine verilmesine" söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.