İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine, bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, yukarıda tarih ve sayısı yazılı incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkındaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın 12.10.2004 tarihinden sonra projeye aykırı imalat yaptığına ve üçlü bilirkişi raporuyla sanığın suçu işlediğinin sabit olmasına karşın, Bölge Adliye Mahkemesince beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yapı ruhsatiyesi almadan ... ilçesi ... mahallesi, 116/13 sokak no: 10 kat. 4 d. 5 sayılı taşınmazın merdiven çıkışı hizasında daire girişini kapatarak daireye dahil etmek suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkmesince hükmün kaldırılmasına karar verilerek, sanığın eyleminin yeni bir alan kazanımı ve bina niteliğinde olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, keşif zaptı ve bilirkişi raporlarına göre sanığın apartman boşluğunda kalan kapı önünü, merdiven hizasında başka bir kapıyla kapatarak daireye dahil etmesi biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesi kapsamında bina vasfında olmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.