Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Konyaaltı ilçesi Hisarçandır Köyü çalışma alanında bulunan 217 ada 17 ve 18,362 ada 11,13 ve 33,218 ada 2 ve 363 ada 1 parsel numaralı taşınmazlar beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldıkları; 217 ada 17 parselin 2004 yılından beri ...'nın kullanımında olup 1 katlı kargir evin kendisine ait olduğu, 218 ada 2 parselin 1992 yılından beri ... 'nin kullanımında olduğu, 363 ada 1 parselin 1988 yılından beri ...'ün kullanımında olduğu, 217 ada 18 parselin Nesrin Duman'ın kullanımında olup üzerindeki evin kendisine ait olduğu, 362 ada 13 parselin 1992 yılından beri ...'ün kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmişlerdir.

Davacılar ..., ... ve ..., çekişmeli taşınmazların kendi kullanımlarında olduğunu ileri sürerek, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine adlarına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.

Birleşen davalarda davacı ... çekişmeli 362 ada 11 ve 13 parselin kendisinin kullanımında olup lehine şerh verilmesi istemi ile dava açmıştır.

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda çekişmeli parseller hakkındaki davaların reddine dair hükmün temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinde ayrı ayrı “Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1084 Esas, 2011/1087 Karar sayılı ilamında, ... mirasçıları olan derdest dosyaların davacıları tarafından 2/B taşınmazlarına yönelik amcaları ... Güç ve mirasçıları aleyhine zilyetliğin korunması ve zilyetliğe yapılan müdahalenin önlenmesi istemiyle dava açıldığı, mahkemece davanın kabulü ile davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi için Daireye gönderildiği, Dairece de eksiklikler bulunması nedeniyle geri çevrildiği, dava konusu taşınmazların Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olan 2/B parseli kapsamında kaldığı, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davanın tarihi ve davanın niteliği nazara alındığında Kadastro Mahkemesine aktarılması gereken bir davanın bulunduğu anlaşıldığından, Sulh Hukuk Mahkemesindeki davanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasının sağlanması, dava konusu taşınmazların tutanak asılları ile dava dosyası birleştirilerek gerekli askı ilanlarının yaptırılması, Sulh Hukuk Mahkemesinden aktarılan davanın taraflarının tümünün davaya katılımının sağlanması, aktarılan davanın kapsamındaki taşınmazlar hakkındaki diğer davaların birleştirilmesi, tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin toplanması, çekişmeli taşınmazların başında yöntemince keşif yapılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilerek bozulmuştur.

Hazine, çekişmeli 218 ada 2 ve 363 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kimsenin kullanımında bulunmadığını ileri sürerek, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali istemiyle davaya katılmıştır.

Birgül Delgeç çekişmeli 217 ada 18 parselin kendisinin kullanımında olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuştur.

Mahkemece, bozma ilamlarına uyularak ve kadastro tutanakları davalı ... getirilen taşınmazlar hakkındaki davalar ile Kadastro Mahkemesine aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda asıl davacıarın davasının reddine, birleşen davada ...'ün davasının kabulüne Müdahil Hazinenin davasının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 9/2 inci maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi Hisarçandır Mahallesi 363 ada 1 parsel, 218 ada 2 parsel, 217 ada 17 ve 18 parsel, 362 ada 13 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 28.12.2017 tarihli kadastro komisyon kararı gereğince yapılan tespitin iptaline,

Dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi 363 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu parsel kullanımsızdır." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

Dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi 218 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu parsel kullanımsızdır." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

Dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi 362 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ... oğlu ...'ün kullanımındadır. İş bu parsel üzerinde bulunan iki katlı betonarme ev, havuz ve depo kendisine aittir." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

Dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi 362 ada 33 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ... kızı ...'ün kullanımındadır." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

Dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi Hisarçandır Mahallesi 362 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ... kızı ...'ün kullanımındadır." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

Dava konusu Antalya İli Konyaaltı İlçesi ... Mahallesi 217 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ... kızı 1984 doğumlu Latife Paça'nın 2004 yılından beri kullanımındadır. İş bu parsel üzerinde bulunan bir katlı kargir ev kendisine aittir." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,

Dava konusu Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi 217 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ... kızı 1964 doğumlu ...'in kullanımındadır. İş bu parsel üzerindeki ev kendisine aittir." şerhinin yazılarak, çekişmeli taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı asıl dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekilinin 363 ada 1,217 ada 17 ve 18,218 ada 2 parsellere yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Asıl dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekilinin 362 ada 13 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tüm dosya kapsamı incelendiğinde, çekişmeli taşınmazın 1991 yılında orman sınırları dışına çıkartıldığı, davacılar tarafından orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların kendi adlarına tescili istemi ile Antalya Kadastro Mahkemesinin 1995/43 Esasında dava açıldığı, mahkemece tescil istemi yönünden davanın reddine, zilyetliğin tespiti yönünden ise sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği, aynı davacılar tarafından bu kez sulh hukuk mahkemesinde zilyetliğin korunması davası açıldığı, aşamalardan geçen davanın kullanım kadastrosu sonrasına kadastro mahkemesine aktarıldığı görülmüştür.

Somut olayda mahkemece her ne kadar kullanım kadastrosunda tespit tarihinde zilyetliği olan kişiler adına şerh tesis edilebileceği gerekçesi ile davacıların davasının reddine karar verilmiş ise de, az yukarda açıklandığı üzere taraflar arasında kullanım kadastrosu tarihinden önce zilyetliğin kime ait olduğu hususunda çekişme vardır ve keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ile tanıklar çekişmeli 362 ada 13 nolu parselde tespit tarihinden önce davacılar murisinin de kullanımı olduğu yönünde beyanları mevcuttur.

O halde mahkemece yapılması gereken; taraflar arasında zilyetliğe yönelik olarak nizanın başladığı 1995 tarihi itibari ile kullanım durumunun mahallinde yeniden keşif yapılarak saptanmaya çalışıldıktan sonra zilyetliğin korunması davasının koşulları da dikkate alınarak sonucuna göre verilmesi iken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

1. Asıl dosyada davacılar Adan Güç ve müşterekleri vekilinin 363 ada 1,217 ada 17 ve 18,218 ada 2 parsellere yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu parsellere ilişkin kısmının ONANMASINA,

2. Asıl dosyada davacılar ... ve müşterekleri vekilinin 362 ada 13 parsele yönelik temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.