Düşme
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, yukarıda tarih ve sayısı yazılı incelemeye konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında davanın düşmesi kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, kaçak yapılara yapı kayıt belgesi verilmesinin ceza sorumluluğuna bir etkisi olmayacağına ve düşme kararının hukuka aykırı olduğuna, sanık aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabülü
Sanığın Kemerköprü Mahallesi tapuda 727 ada, 244 parsel numaralı yerde taşınmazın boyutunun büyütülmesi sonucunda mimarlık projesinde belirtilen bina cephe boyutlarının uyumsuz olması, yapının ruhsat eki onaylı statik projesine aykırı imalatlar yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, İlk Derece Mahkemesince belediye ruhsat dosyasında bulunan statik hesap ve rapor içeriğine göre söz konusu tadilatın statik yönden bir sakınca doğurmadığının kayıtlı olması karşısında sanığın üzerine atılı suçtan suç kastının bulunmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabülü
Beraat kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak, eylemin bina niteliğinde olması nedeniyle hükmün kaldırılmasına karar verilerek, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ekinde bulunan yapı kayıt belgesine göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, keşif zaptı, bilirkişi raporu, sanık savunması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen yapı kayıt belgesi karşısında, suça konu yerin imara uygun hale getirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesine ve sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.