HÜKÜMLER: 1. Hüküm eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve ... hakkında)

2. İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet (Sanık ... hakkında)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği

temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/521 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararı ile,

1. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 192 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 11.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına,

2. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 192 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına,Karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile,

1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk
Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 192 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına,Karar verilmiştir.

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. İkinci, üçüncü olaylarda sanığın sadece kullanmaya yönelik uyuşturucu madde satın almak için olay yerinde bulunduğuna, 4. Dördüncü olayda sanığın, hiçbir şahsa uyuşturucu madde temin etmek veya ticaretini yapmak için olay yerinde bulunmadığına, eyleminin yardım etme niteliğinde olduğuna, 5. Sanığın dosya kapsamındaki beyanlarının fiziki takip tutanaklarında yer alan hususlarla uyumlu olduğuna, 6. Sanıklardan ... ve ...'nın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, 7. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın yokluğunda toplanan delillerin sanığa sonradan okunmak suretiyle bildirilmesinin gerektiğine, bu nedenle sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:
Sanık ... ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 18.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden:
Sanık ... hakkında birden fazla eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanırken ve cezasından artırım yapılırken eylem sayılarına göre artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz başvurusu olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'ın savunma hakkının ihlaline sebebiyet verecek bir işlemin bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştirilen ve aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılıklar tespit edilmemiştir.
Sanıklara verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan kısmın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden:

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerinin,

Hüküm fıkralarının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında yer alan " taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan kısmın tamamının tahsiline," ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.05.2024 tarihinde karar verildi.