İstinaf başvurularının esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava konusu Karatepe sınırları içinde bulunan ormanların kadastrosu ve 2/B çalışması 6831 sayılı Kanuna göre 10.04.1990 tarihinde ilan edilip itirazsız yerlerde 6 ay sonra kesinleştiği, Antalya ili Gazipaşa ilçesi Karatepe Mahallesi, 346 ada parsel 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre yapılan tesis kadastrosu neticesinde 03.01.2011 tarihinde senetsizden tarla olarak ve edinme sebebi bölümünde 20 yıldan fazla zamandır ...’un zilyetliğinde olduğu ancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/103 esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilerek malik hanesi boş bırakılarak 83.915 m2 yüz ölçümüyle tespit edildiği anlaşılmıştır.

Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesiyle; Antalya ili Gazipaşa ilçesi Karatepe Köyü, Kocalan Mevkiinde bulunan yaklaşık 50 dönüm miktarındaki taşınmazın evveliyatından beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, ataları tarafından zilyet edilirken 25 yıl önce yapılan taksim sonucu babasına kaldığını, 15 yıl önce de babası tarafından kendisine kayıtsız şartsız hibe edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında taşınmaz hakkında tesis kadastrosu tutanağı (346 ada 1 parsel) düzenlendiğinin belirlenmesi üzerine dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince; "Davacı ve asli müdahiller yönünden zilyetlik koşullarının oluşmadığı, ekim dikim yapılmadığı, keşif sırasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı ve asli müdahil tanıklarının kadim yayla beyanında bulunması hususu da göz önüne alınarak davacı ... ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı reddine, 346 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yaylak vasfıyla sınırlandırılıp, orta malı olarak özel sicile yazılmasına" karar verilmiştir.

Davacı istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yaylak vasfından olmayıp tarım arazisi olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bir kısım asli müdahiller vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin zilyetliğinin tanık beyanları ile tespit edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava konusu yerde bulunan taşınmazların geçmişten itibaren vatandaşların yazın haziran ayı gibi serinlemek ve hayvan otlatmak için geldikleri ve eylül ayına kadar kaldıkları, hava koşulları nedeniyle kışın kalınamayan, Karatepe Köyünün yaylası olduğu belirlenerek dava konusu taşınmazın yaylak vasfıyla sınırlandırılıp orta malı olarak özel sicile yazılmasına karar verilmesi de yerinde olduğundan davacının ve bir kısım müdahiller vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiş, karar davacı tarafından istinaf sebepleriyle temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.