Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 188 parsel sayılı 4.350.528,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına dava konusu 105 ada 71 parsel sayılı 2.429.586,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 116 ada 188 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 03.10.2011 tarihli rapor ve eki haritada (D) ve (C) harfleri ile işaretli 41351 m2 yüzölçümündeki bölümün son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına, geriye kalan 4.309.177,69 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu 105 ada 71 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi mera vasfıyla özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm davacı ... ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalı Hazine'nin dava konusu 116 ada 188 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 03.10.2011 tarihli rapor ve eki haritada (D) ve (C) harfleri ile işaretli bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden; Dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 116 ada 188 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

2-Davacı ...'ın dava ve temyiz konusu 105 ada 71 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 03.10.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli bölüm hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava ve temyize konu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten dava konusu 105 ada 71 parsel sayılı temyize konu taşınmaz bölümünün sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün sınırlarını oluşturan taşınmaz arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün sınırını oluşturan mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaza el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 105 ada 71 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.