Sanıkların hükümlülüklerine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanıklar müdafiilerinin ve katılan TMSF vekilinin duruşmalı inceleme isteklerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ... ve ... hakkında 4389 sayılı Yasanın 22/2 (uyarı ve talimatlara aykırı davranmak) maddesine aykırılık suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresince mahalinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

I- Katılanlar vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4389 sayılı Yasanın 22/2 (uyarı ve talimatlara aykırı davranmak) maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

II- Sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4389 sayılı Yasanın 22/3 maddesi gereğince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01/11/2011 gün ve 2011/7-210 Esas 2011/218 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Bankacılık zimmeti suçu açısından, zimmet veya miktarının, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma veya karşılaştırılması suretiyle, kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde, eylemin basit zimmet suçunu oluşturacağı cihetle, sanıkların zimmetlerine konu eylemler ve zimmet miktarı banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma veya karşılaştırılması suretiyle, kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olduğundan ve de bankanın TMSF'ye devredilmesinden sonra basit bir denetimle ortaya çıkarıldığından hileli davranış niteliğinde olmayıp, eylemlerin basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilerek, sanıkların basit zimmet suçundan cezalandırılmaları yerine, eylemleri nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

III- Sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında 5411 sayılı Yasanın 160/3 maddesi gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01/11/2011 gün ve 2011/7-210 Esas, 2011/218 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanığın bankadaki görevi, bankanın TMSF'ye devredildiği 27.10.2000 tarihinde sona ermiş olup suç oluşturduğu ileri sürülen eylemler de bu tarihten önce işlenmiştir. Varsayımsal zimmet suçu ise hukukumuza ilk kez 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22.maddesine 12.12.2003 tarih ve 5020 sayılı Yasayla eklenen 4.fıkra ile girmiştir. Suç ve cezaların yasallığı ilkesi uyarınca, 5020 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önceki kredi işlemlerinin 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/4.maddesi ve 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160/3.maddesinde düzenlenen ve her iki Yasaya göre de basit zimmet suçundan daha ağır yaptırımlar öngören varsayımsal zimmet suçunu oluşturmayacağı açıktır. Bu itibarla, II nolu bozmamızda belirtildiği üzere eylemlerin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabul edildikten sonra, 27/10/2000 tarihinde bankası TMSF'ye devredilen sanık hakkında, eylem tarihlerinden sonra hukukumuza giren ve her iki Yasaya göre de basit zimmet suçundan daha ağır yaptırımlar öngören ve sanık aleyhine sonuç doğuran varsayımsal zimmete ilişkin 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22.maddesinin 4.fıkrasının ya da 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160.maddesinin 3.fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanığın eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Yasanın 22/3 (karar tarihinde yürürlükte bulunan 5411 sayılı Yasanın 160/1) maddesi uyarınca basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilerek, sanığın basit zimmet suçundan cezalandırılması yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre;
Banka zararının hüküm tarihinden önce ödendiği ve bu hususun mahkemece de kabul edildiği cihetle, sanıklar hakkında gün adli para cezasına hükmedilirken bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağı gerekçesi ile artırım yapılarak sanıklar hakkında fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17/12/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.