SUÇLAR: 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Dava dosyasıyla ilgisi bulunmadığı halde iş bu dosyaya eklenen dört adet dosyanın ait bulundukları dosyaya mahallinde gönderilmesi mümkün görülmüştür.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.10.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 55 inci maddesinin birinci fıkrası ve 63 ncü maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 55 inci maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 21.11.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ertelemeye, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine,
Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; eksik incelemeyle karar verildiğine, malen sorumlunun dinlenmesi gerektiğine, diğer sanık ...'ın beyanlarının çelişkili olduğuna, olayın kurgu olduğuna, maddi gerçeğin aydınlatılmadığına,
Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, tutanak mümzilerinin dinlenmediğine, kriminal inceleme rapor duruşmaya getirilerek tartışılmadan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine aykırılık yapıldığına ilişkindir.
Sanıklar tarafından ticari amaçla silah nakledileceği ihbarı üzerine kontrol noktası oluşturan kolluk tarafından önce içinde sanıklar ...ve ...'in bulunduğu aracın durdurulduğu, bu araçta yapılan aramada silah bulunamadığı, kontrol noktasına sanık ... tarafından kullanılan aracın geldiği, bu araçta yapılan aramada tampon kısmına iple bağlanmış iki adet poşet içinde toplam 11 adet tabanca bulunduğu, sanıklardan ...in beyanlarında 1.000,00 TL karşılığında sanık ...'in silah ticareti suçuna iştirak etmesi teklifini kabul ettiği, kullandığı araca silahları diğer iki sanığın yerleştirdiğini beyan ettiği, diğer sanıkların ise suçlamaları kabul etmediği, sanıkların açıklandığı şekilde silah ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şırnak İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan çalışmalar neticesinde, sanıklar ... ile ...'ın ....., İlçesinde bulunan sanık ...'tan yabancı menşeili tabancaları teslim alarak silah kaçakçılığı yapacaklarına dair duyum elde edilmesi üzerine kolluk görevlilerince sanıkların takibine başlandığı, yapılan takip ve Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmasına göre sanıklar ...ve ...in Cizre ilçesinden sanık ...'in tedarik ettiği araçla Uludere İlçesi ... Köyünde bulunan sanık ...'in ikametinde oldukları sırada sanık ...'in ...'i de yanına alarak bu araçla bir süre uzaklaştıkları, sanık ...'in ise ...'in evinde beklemeye bırakıldığı, sanıklar ... ve ...'in kaçak tabancaları yükledikleri bu aracı sanık ...'in kullanmasını istedikleri ve ...in de öncesinden anlaşmış olduğu 1.000,00 TL karşılığında tekliflerini kabul ettiği, sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ve kaçak silahların gizlenmiş halde bulunduğu 34 ** 0510 plaka sayılı araçla anlaşma gereği önden yola çıktığı, daha önce kararlaştırılan yerde bir süre beklediği, sanıklar ...ve ...'in 47 ** 025 plaka sayılı araçla sanık ...'in bulundukları mevkiden geçtikleri esnada ...e hareket etmesi konusunda korna ile ikazda bulundukları ve yollarına devam ettikleri, bu işaret ve anlaşma üzerine ...in de ...ile birlikte Cizre ilçesinden getirdiği 34 ** 0510 plaka sayılı araçla geriden takibe başladığı, takip devam ederken 22.06.2016 günü hem sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ve yanında ...'in yolcu olarak bulunduğu 47 ** 025 plaka sayılı aracın ve sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ...'in Cizre'den gelirken temin ettiği 34 ** 0510 plaka sayılı araçların tekrar Şırnak istikametine doğru hareket halinde oldukları esnada Kanca Yol Kontrol ve Arama Noktasına vardıklarında kolluk görevlilerince takip sonucu durduruldukları, usulüne uygun olarak yapılan adli arama neticesinde sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan ancak sanık ...'in Uludere İlçesine gelmek için temin ettiği ve suçta kullanılan 34 ** 0510 plaka sayılı araçta aracın arka tampon iç kısmının sağ ve sol tarafına ip ile sabitlenerek saklanmış vaziyette 2 adet torba içerisinde dosyada bulunan yeminli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere 5'i Avusturya menşeili Glock marka, 6'sı ise Brezilya menşeili Taurus marka olan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan kaçak yabancı menşeili silahların ve bunlara ait 22 adet boş şarjörün ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'in sanık ...'in silah kaçakçılığı yapması için kendisine teklifte bulunduğunu ve bu teklifi kendisinin de işsiz olduğu için kabul ettiğini, nitekim olay günü Uludere İlçesi ... Köyünde bulunan sanık ...'in yanına bu amaçla geldiklerini, dönüş esnasında araçta kaçak silah taşıdığını bildiğini ancak sayısını tam olarak bilmediğini, hatta iş karşılığı kendisine 1.000,00 TL para verildiğini samimi bir şekilde beyan ederek suçlamayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Diğer sanıklar her ne kadar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların silah ticaretine ilişkin istihbari çalışmalar üzerine yakalanmış olmaları, sanık ...'in samimi ikrarları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde bilirkişi raporuyla sabit olan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirtilen tabancaların ve bu tabancalara ait şarjörleri Hakkari istikametinden Şırnak istikametine doğru ticari amaçla taşımaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin silah ticareti suçunu oluşturduğu anlaşıldığından atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçe ve uygulamaya, oluşa ve dosya içeriğine göre; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
İstinaf kanun yolunda ilk derece mahkemesinin hükmü, hem delillerin tespiti, değerlendirilmesi ve sübut konusundaki hatalar yönünden hem de sabit kabul edilen olaylara hukuk normları uygulanırken hata yapılıp yapılmadığı yönünden incelenir.
Bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinin dava dosyasının ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararları düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi incelendiğinde;
"(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
b) Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
c) Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
d) Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına,
Karar verir.
(2) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar.
(3) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar." şeklindedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararlar "istinaf başvurusunun esastan reddine", "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine", "hükmün bozulmasına" ve "davanın yeniden görülmesine" olarak sayılmış, davanın yeniden görülmesi kararını veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin duruşma sonunda ya istinaf başvurusunu esastan reddedeceği ya da İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kuracağı belirtilmiştir.
Ceza muhakemesinde sübut meselesi de denilen maddi sorunun çözümlenmesi, geçmişte yaşanmış bir olayın nasıl meydana geldiğinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından sözlülük, yüz yüzelik ve doğrudan doğruyalık ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutularak ortaya konulmasıdır. Hukuki meselenin çözümü ise olayın hukuk karşısındaki durumunu tespit etmek anlamına gelir. 5271 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 280 inci maddesinin (1-a) bendinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilmesi için ''delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığının'' tespitinin gerektiği, herhangi bir delilin yeniden toplanmasının ve bu delil kapsamında somut olayın yeniden değerlendirilmesinin gerektiği durumlarda ise aynı maddenin ''g'' bendine göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince duruşma açılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 23.05.2018 tarihinde sanıkların silah ticareti suçundan mahkumiyetine dair verilen karara yönelik sanıklar müdafilerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ise 19.04.2019 tarihli tevdii kararı ile suça konu tabancaların sağlamlığı ve 6136 sayılı kanun kapsamında bulunup bulunmadığının tespiti için ilk derece mahkemesinden rapor alınmasını talep etmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ''tevdii'' kararı verilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu ve 280 nci maddelerinde Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince tevdii kararı verilebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen ''tevdii'' üzerine Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 31.05.2019 tarihli silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğunu bildiren rapor dosyaya alınmıştır. Anılan kriminal rapor dosya içine alındıktan sonra ise duruşmalı inceleme yapılmadan istinaf taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava dosyası içine alınan yeni delile rağmen duruşma açılmadan, sanıklar rapordan haberdar edilmeden ve beyanları alınmadan çekişmeli yargılama ilkesi uygulanmadan ve savunma haklarının kısıtlanması suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi 5271 sayılı Kanun'un 217 nci ve 280 inci maddeleriyle usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 21.11.2019 tarih, 2019/3093 Esas, 2019/1909 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.
...