Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ... katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/2,5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2,51/1-3-7-8,54. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.01.2021 tarihli, 2016/384795 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.
Sanığın temyiz isteği; dava konusu eserlerin tarihi eser olmadığına, bağımsız bilirkişi raporu aldırılması gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, erteleme hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, sanığın savunmaları, tanık beyanları, kollukça tutulan tutanaklar, sosyal ve mali durum araştırmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile dosyada mevcut bulunan diğer tutanak, belge ve deliller tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 23 adet taşınır kültür varlığı olan sikkeyi bulundurmak suretiyle (kabul eden) üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğü, her ne kadar sanık üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, bulunan kültür varlığının miktarı, niteliği ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın, dava konusu eserleri bit pazarından süs eşyası olarak satın aldığını beyan etmesi karşısında; tüm dosya kapsamından adı geçen sanığın, suça konu bu eserleri ticari amaçla satın aldığına dair, savunmasının aksine bir delil bulunmadığı, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Dava konusu eserlerin, 2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 51/7-8. maddelerinin ihtarı sırasında, ilgili Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Simav Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.