Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; hapis cezasından çerilen adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında suça sürüklenen çocuğun elindeki poşette 360 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında, suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu ifade etmiştir.

Arama işleminin 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamına geldiği, kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilen suça sürüklenen çocuğa müdahale edilerek elindeki siyah renkli poşetlerde gümrük kaçağı sigaraların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; ilk bakışta suça sürüklenen çocuğun elindeki poşetlerde kaçak sigara bulunduğunun anlaşılamadığı, gümrük kaçağı sigaraların kolluk görevlilerince poşette yapılan ve arama işlemi olarak değerlendirilen incelemenin ardından ele geçirildiği cihetle; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihli ve 2019/19-569 Esas, 2022/10 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda, somut olayda suça sürüklenen çocuk ... kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun atılı kaçakçılık suçundan beraati yerine yazılı mahkûmiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

23.05.2024 tarihinde karar verildi.

Olay tarihinde görevli kolluk güçlerinin bilgi ve mesleki tecrübeleri ile suça sürüklenen çocuk ...’nın elindeki poşet içerisinde 360 paket kaçak sigara tespit edip ele geçirmelerinde suçüstü hali hükümleri oluştuğundan arama kararına ihtiyaç duyulmayacağından mahkûmiyet kararının onanması yerine, gecikmesinde sakınca bulunan halde arama gerekeceğine yönelik, ele geçen suç eşyasını da yasak delil olarak kabul ederek beraat kararı verilmesi lüzumuyla bozma hükmü kuran çoğunluğun görüşüne muhalifim.

Şöyle ki;

Aramayla ilgili olarak, suçüstü halinde karara gerek bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Hakim kararı esas olmakla birlikte Cumhuriyet Savcısı veya kolluk amirince arama kararı verilebilmektedir. Olağan durumlarda ise mahkemece karar kurulabilmektedir. Bu üç halde de ele geçen delillerin hukuka uygunluğu ilk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtayca takdir edilmektedir.

Yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır.

Sonuç olarak usulüne uygun şekilde ele geçen suç eşyasının hukuka aykırı olarak temin edilen yasak delil olduğunu kabul eden çoğunluk görüşüne muhalifim.