Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ...ada 8 parsel sayılı 685,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına 17.10.1988 tarihinde tespit ve tescil edildikten sonra, satış suretiyle taşınmazın 1/5 payı 16.11.1992 tarihinde davacıların murisi ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, çekişmeli ... ada 8 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında, halen murisleri ... adına tapuda kayıtlı komşu ... ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas tapu kaydının kapsamında kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve adlarına miras payları oranında tescili istemiyle 17.07.2014 tarihinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.