Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin 27.10.2011 tarihli kararıyla sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 25.01.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 09.08.2013 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hüküm 21.05.2014 tarihinde aynen açıklanmış ve anılan kararın Dairemizce bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın aynı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca mahkumiyetine hükmedilmiştir.
Sanık, gerekçe içermeyen dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun işlendiği kabul edilen 06.10.2010 tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.