Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin 16.01.2014 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca hakaret suçundan 6.080,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 21.03.2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 13.09.2014 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hüküm yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla aynen açıklanmıştır.

Sanık, gerekçe içermeyen dilekçeyle kararı temyiz etmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ise, adliye koridorunun aleni yerlerden olması nedeniyle sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Suçun işlendiği kabul edilen 14.07.2010 tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.