SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER: Beraat, düşme, mahkûmiyet
1. Katılan vekilinin sanık ... hakkında tehdit ve kasten yaralama, sanık ... hakkında kasten yaralama, sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekilinin, sanık ... hakkında tehdit ve kasten yaralama suçları ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan davalarda, suçtan doğrudan zarar görmediği ve davaya katılma hakkı bulunmadığının anlaşılması karşısında, temyize hak ve yetkisi olmayan katılan vekilinin bu suçlar yönünden temyiz istemi ile sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan yokluğunda verilen ve 12.10.2016 tarihinde tebliğ edilen mahkûmiyet hükmünü, yasal bir haftalık temyiz süresinden sonra 20.10.2016 tarihinde temyiz eden katılan vekilinin, süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2. Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, gümrük binasına ait kapıyı tekmelemek suretiyle camını kırdığı şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, 02.07.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.