Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure ve sanığın akraba oldukları, aynı köyde ikamet ettikleri ve komşu oldukları, sanığın katılan mağdureye yönelik olarak eylemlerinin ilk olarak 2013 yılı Eylül ayında başladığı, sanığın, katılan mağdureyi bu tarihte köy yerinde bulunan metruk ve yıkık binaya çağırdığı, katılan mağdurenin herhangi bir olumsuzluk düşünmediğinden dolayı sanığın yanına gittiği, burada sanığın katılan mağdureye hitaben kendisini sevdiğini ve hoşlandığını beyan ederek katılan mağdureyi duvara yasladığı ve öpmeye başladığı, katılan mağdurenin direnmesine rağmen sanığın yaş olarak kendisinden büyük ve güçlü olması nedeniyle bu olaya karşı koyamadığı, devam eden eylem neticesinde sanığın katılan mağdurenin kıyafetlerini zorla çıkardığı ve burada katılan mağdurenin rızası hilafına vücuda organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, söz konusu cinsel nitelikli okşama, dokunma ve cinsel birliktelik eylemlerinin suç tarihinden daha sonraki dönemde birkaç kez daha tekrarlandığı, katılan mağdurenin sanığa karşı koyma isteğinin bulunduğu sıralarda "sizin eve gelirim, gitmem" diyerek sanığın iradesini kırdığı ve bu şekildeki tehditleri ile katılan mağdureyi cinsel ilişkiye zorladığı şeklindeki anlatımla çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a, 2,4,6,43/1 ve yine aynı Kanun'un 109/1,3-f, 5. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile atılı suçlardan, sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri
Özetle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın eylemlerinin sabit olduğuna yöneliktir.
Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunması ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.